DAO’yu anlamak için şunu düşünün: Yolcusu olmayan bir şoförsüz araba var ve bu araba yolcu bulmak için etrafta dolanıyor. Bulduğu yolcuyu istediği yere götürdükten sonra elde ettiği gelir ile kendisine yakıt alıyor. Tüm bunlar olurken arabanın ilk programı hariç dışarıdan gelen yardıma ihtiyacı yok.

Yukarıda anlatmış bulunduğum örneği eski bir Bitcoin destekcisi olan Mike Hearn ortaya atmıştır. Mike Hearn’ın düşüncelerine göre Bitcoin’de aynı böyle olacak ve bundan 30 sene sonra da hiç bir lidere ihtiyaç duymadan organizasyonlar yapabilecek.

Hearn’ın tarif ettiği bu olay DAO’dır(bir merkezi olmayan özerk organizasyonlar). Bu oluşumlar Bitcoin’in ortaya çıkışından sonra, Bitcoin topluluğunun aklına gelen bir fikirdi. Aslında buradaki ana fikir, ‘Bitcoin işlemlerinde bir ara bulucuya gerek duymadan iş yapabiliyorsa belki ilerleyen zamanda şirketler ve diğer oluşumlarda bir lider olmadan kendi kendini yöneterek iş yapabilir.‘ düşüncesiydi.

Yani özet olarak DAO’ların hedefi bir şirketlein yaptığı işleri kodlamak. Bu yönden aslında DAO’lar ile bildiğimiz şirketlerin çalışma tarzları benzer fakat normal şirketler dijital olarak yönetilmez.

THE DAO

Anlattığımız organizasyonu oluşturmak için bilinen en iyi denemeler “THE DAO” adı verildi.

2016 yılında yapılamaya başlanan proje ne yazık ki kısa bir sürede başarısız oldu, fakat bu teknoloji için geleceğe dair ön ayak oldu.

Plan; katılımcıların DAO ya katılım sağlayıp, destek olmaları ve daha sonra hangi projelerin destek göreceğine oy vermeleriydi.

DAO’nun organizasyonlarını yönetmeye ve geliştirmeye dair birkaç planı vardır:

  1. İnternet erişimine sahip olan her birey DAO biletleri bulundurabilir veya satın alabilir.
  2. DAO’nın içerik sahipleri, demokrasi ile istedikleri kuralı koyabilir.

Kısaca DAO’lara; Akıllı kontratlara ve sistemde oluşacak durumlara göre hareket eden bir yazılım denlebilir.

Bu akıllı sözleşmeler, belirli bir tarihten sonra ya da belli bir orandaki seçmenlerin bir projeye yatırım yapmayı kabul ettikleri durumlarda, fonların doldurulması gibi çeşitli işleri yerine getirmek üzere programlanabilir.

Bazı kişiler, sadece maddi olarak değil, herhangi bir kararın alınması gereken bir organizasyon için çalışabileceğini söylüyorlar.

Esas olarak, bu sistemi ortakların yeni kurallar eklemek, kuralları değiştirmek veya bir ortağı çıkartmak için oy kullanabilecekleri gibi birkaç örneğe yer verebilecekleri demokrasiyi kriptografik olarak garanti etmenin bir yolu olarak görüyorlar.

Güvenlik

“Durdurulamaz kod” un nasıl bir güvenlik sorunu ortaya çıkartacağını anlamak kolaydır.

Günümüzde, bir DAO’yu veya Ethereum blockchain’e  entegre edildikten sonra destekleyen akıllı sözleşmeleri değiştirmek zordur. Bu bir bakıma iyi bir durumdur çünkü bu sayede kimse kuralları değiştiremez.

Ama aynı zamanda bu durum potansiyel olarak büyük bir dezavantajdır. Herhangi bir kişi çalışan bir DAO’da bir hata bulursa, geliştiriciler kodu düzenleyemez.

Bu aslında DAO’nun temel sorunu oldu. Gözlemciler saldırganın fonları yağlamadığını izlemek zorunda kaldılar ve durdurmak için hiçbir şey yapamadılar. (Teknik olarak saldıran kişi kurallara uyuyordu).

Dao güvenlik

Ethereum’un lider kodlayıcıları, yatırılan fonları sahiplerine geri vermek için işlem geçmişini geriye çevirdi ve bu durum Ethereum topluluğunda çatlaklara sebep olan tartışmalar meydana çıkarttı.

Gelecekte ne olacağı hala tartışmaya açık bir konu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here